Giriş

Sitede bulunan yazılara ve haberlere yorum yazmak, ekleme yapmak istiyorsanız,
yazıların başlığına tıklayın, açılan sayfada en altta bulunan yorum kutusuna yazın.

MHP li Erdem Yeni Açılan Kanalı Sordu Pazartesi 1
Şubat

Milliyetçi Hareket Partisi Beyşehir İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Erdem, "Konya-Çumra 2. Merhale (KOP) Projesi kapsamındaki BSA Kanalı 1. Kısım İnşaatı'nın gerçekleştirilmesi amacıyla yapılacak kamulaştırma çalışmalarının sadece Beyşehir'e ait bölgelerle sınırlı tutulması ile ilgili açıklamalar yaparken, "zaten hizmet fakiri olan ilçemizin, mevcut doğal kaynaklarının da sömürülmesine yarayacak olan bu projenin Beyşehir'e bir getirisi olacak mı?" diye sordu.

13 Ocak 2010 tarihli ve 27461 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4 Aralık 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı gereğince, ekli haritada yer alan kesimlerin acele kamulaştırılması yönünde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne görev verildiğini ve haritanın sadece Beyşehir'in arazisini gösterdiğini söyleyen  Erdem, " 2004-2009 yılları arasında görev yapan il genel meclisi üyelerinin bilgisi dahilinde başlatılan bu yeni kanal projesinin Çumra Ovası'na su taşıma amacından başka bir şeye hizmet ettiğini düşünmek saflık olur. Bu durumda, gölümüzün su seviyesinin yükseldiğine sevinmek, gölden asıl yararlananlara düşmektedir. Ne yazık ki, Milli Park sahası içine alınmış olan Beyşehir gölünden, Beyşehir dışında her yer sonuna kadar yararlanmaktadır." dedi.

"İktidar partisinin ilçemizdeki yöneticileri eğer bu işi bir hizmet olarak halkımıza anlatmaya kalkacaklarsa, öncelikle, bu yeni kanalın yapılacağı sahadaki tarım arazisinin ne kadarının işgal edileceğini, bu işgalin Beyşehir tarım üretimine ne kadar zarar vereceğini hesap ederek açıklama yapmaları gerekir. Ayrıca, bu yeni kanaldan, geçeceği güzergâhtaki köylerimiz yararlanabilecek mi? Şu anda mevcut Çarşamba Kanalı'nın ıslah edilmesi için harcanan paralar

boşa gitmiş olmuyor mu?" diye soran MHP Beyşehir İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Erdem, Beyşehir'in tarımsal kalkınmasına son yedi yılda hükümet tarafından harcanan paranın miktarının da ilgililerce açıklanmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

Milli Park sahalarının, doğal varlığı korumaya yönelik olduğu bilinen bir gerçek iken, Beyşehir Gölü'nün suyunun dışarıya akıtılması için yeni bir kanal açılmaya çalışılmasının mantıkla izah edilebilecek tarafının bulunmadığını belirten Mustafa Erdem, "ilgili haritayı gazetenize bırakıyorum. Dileyen hemşehrilerimiz, ister gazetenizden isterlerse internet aracılığı ile Resmi gazeteden haritayı görebilirler. Güzergâh üzerindeki köy ve kasabalardaki vatandaşlarımız, bu konuda AKP yöneticilerinden ayrıntılı bilgi talep edebilirler. Bizler, vatandaşın bilgilendirilmesi yönünde bundan sonra da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hiçbir şey gizli kalmayacak." diyerek sözlerini tamamladı.

 
Tekin YAYLA
01.02.2010
Sizden gelenler
0 yorum

 

Kurumlar... Cuma 22
Ocak

KURUMLAR ARASI UYUM

 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&

KURUMLAR ARASI ÇATIŞMA

 
Ömer YAYLA
22.01.2010
Diğer şeyler
2 yorum

 

Anayasa Değişikliği Yine Yeniden Cuma 22
Ocak

Yine anayasa değişikliği gündeme oturdu.Memlekette ne zaman böyle bir hazırlık yapılsa 'iyi saate olsunlar' hemen faaliyete geçiyor.Çok garip gelişmeler oluyor.Bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak.Filmin yeni jenerasyonlarını bekliyoruz artık.

 

 
Tekin YAYLA
22.01.2010
Diğer şeyler
0 yorum

 

Aşk ı Bilmem Ne Canım Ailemi Yok Ediyor Salı 19
Ocak
Selim İleri, dünkü pazar ilavemizde yayınlanan "Çok satar'ların bir öncüsü" başlıklı yazısında Türk seyircisinin ve okuyucusunun en belirgin tüketim davranışını izah eden çok dikkat çekici cümlesinde şöyle diyor: "Amber'de de, Nilgün'de de hanım okurların şaşaa tutkusunu kışkırtacak, beylerin de serüven arzusunu uyandıracak sahneler akıp gider.

Amber'le Nilgün'ün kılıkları uzun uzadıya tasvir edilir, hanım okurlarda hülyalar uçuşturulur."

Öyle midir, Türk seyircisi-okuyucusu, şa'şaa tutkusu ile serüven arzusu gibi iki basit yemle avlanabilecek kadar naif bir yapı mı sergiliyor? Üzerinde durulmaya değer. Selim İleri'nin sözünü ettiği kitaplardan Amber'i Kathleen Winsor 1944'te, Refik Halit Karay ise aynı tarzı hatırlatan eseri Nilgün'ü 1952 yılında yayınlamıştı; yarım asırdan fazla. Hâlâ aynı yerlerde miyiz?

Galiba aynı yerdeyiz.

Geçenlerde bir radyo programında duydum; programı sunan arkadaşın yeğeni, babasına demiş ki, "Baba, ben büyüyünce Behlül olacağım!" Belki ilkokul çağlarında bile değil ama bir şekilde Behlül'ü kendine rol-model edinmiş. Vay canına!

Şimdi bana "Behlül kim- yazar kimden bahsediyor?" diye sormayacaksınız herhalde. Behlül canımız ciğerimiz, medâr-ı iftihârımız; 17'sinden 77'sine bütün dizisever hanımların favorisi, genç erkeklerin -ve gariptir çocukların bile- hayâlindeki şahıs: Süflî, tufeylî, irâdesiz, yalancı, ikiyüzlü, ahlâken müflis, şahsiyetsiz bir delikanlı; fakat yakışıklı, boylu-poslu, sportmen, sarışın, yeşil gözlü bir roman karakteri. Halit Ziya Bey'in Aşk-ı Memnu'yu kaleme aldığı yıllarda, "Kim çocuğunun ilerde bir Behlül olmasını ister?" diye anket yapılsaydı "Hafazanallah" şıkkı şampiyon olurdu; bugün "Maalmemnuniye; bundan âlâsı Şam'da kayısı" şıkkı rekor kırıyor. Devam edelim; ebeveynler arasında, "Biricik kız evlâdının ilerde bir Bihter olmasını kim ister" anketi açılsa nasıl sonuçlanır, tahmin ediniz!

Aşk-ı Memnu dizisi, sıradan hayatlar yaşayan insanlara sunulmuş bir pırıltılı ihtişâm gösterisi. Mekânların dekorasyonu, zenginlik unsurları, mobilyalar, elbiseler, takılar, makyaj vs gibi unsurlar da dizinin kırık karakterli kahramanları kadar ilgi çekip karşılık buluyor. Kimse kusura bakmasın, marîz bir hâl bu. Sosyal mertebelerde ve refah seviyesinde yükselme hırsı içindeki gözünü yukarılara dikenlere sunulan bir pembe rüya.

Gelelim "Canım Ailem" dizisine; Aşk-ı Memnû ne ise, Canım Ailem onun zıddı. Dekorlar orta halli, hatta fukara; karakterler sıradan, giyim-kuşam derseniz, her dolmuş kuyruğunda rastlayabileceğiniz alelâde şeyler. Hemen her mahallede bir veya birkaç Meliha, düzinelerle Feride, Halim yaşıyor ve bu insanlar, Aşk-ı Memnû'nun ana temasından çok daha yüksek bir fikir etrafında birbirlerine kenetleniyorlar: Aile değerleri! Aşk-ı Memnû, ne kadar anti-aile bir muhtevâ ise, Canım Ailem o kadar "Aileci" bir hikâye.

Geçenlerde neler oldu bilinmez, Canım Ailem'i yerli yerinde bulamaz olduk; kayıp! Sevdiği adam tarafından defalarca hayâl kırıklığına uğramasına, onu gün aşırı "Seni öldürürüm Samim" diye sevgiyle kaplanmış ta'rizlerle hırpalamasına rağmen sadakatinde sebât eden geçkin Meliha ve onun etrafındaki sıcacık, sıradan insanlar sırra kadem bastılar. Ben bu vakitsiz ayrılışı mânidar buldum. Yasak aşk dizisinin naylon karakterleri, yerli hayatın sahici tiplerine galebe etmişler gibime geldi. Canım sıkıldı.

Behlüller gitsin kardeşim, Halimler gelsin onun gibilerin yerine; ihanetin elenikasını çeviren iffetsiz Bihterler gitsin, ebedî aşka inanmış "afîf" Ferideler gelsin; Adnanlar gitsin, Samimler gelsin.

Önemli midir? Önemlidir; şehirli değerleri el yordamıyla aradığımız şu netâmeli günlerde Türkler "görerek" bir şeyler öğreniyor çünkü. Onlara güzel şeyler göstermek lâzım.

ATA

 
Şükrü YAYLA
19.01.2010
Sizden gelenler
1 yorum

 

İki çakma Karadeniz fıkrası hakkında  Pazartesi 18
Ocak
Temel'le Dursun'un yolu bir gün Londra'ya düşüyor. Akşamüstü gezmeye çıktıklarında bakıyorlar ki elalem hep bir yöne doğru akın akın gitmekte.

"Nedir bu izdiham; bu kadar ahali nereye gidiyor?" diye merak edip soruyorlar ve öğreniyorlar ki U2 topluluğunun konseri vardır ve millet oraya gidiyor.

Lâf aramızda ben bu U2 topluluğunun adını öğreneli birkaç ay olmadı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nda çalışan dostlarım U2'nin İstanbul'da konser vermeye razı olduklarını müjdeyle haber verince kendi kendime, "Nedir yahu, babalarının hayrına mı geliyorlar?" diye taaccüp etmiştim. Meğer bunlar pop müzik dünyasının en müşkülpesent, yerli film tabiriyle söylersek, "En sosyal içerikli, en entelektüel" topluluğu imiş. Rejimini beğenmedikleri, insan hakları ihlâllerinin vaka-i âdiyeden sayıldığı ülkelerde değil konser vermeyi, uçakla üstünden geçmeyi bile zül addederlermiş. Konserlerine müthiş fiyatlar ödendiği için bu grubun konserlerine de ancak hali vakti yerinde, keçeyi vaktiyle sudan çıkarmış, bir gecelik konsere 300, 500 lira hatta daha fazla para ödemeye âmâde aristokratlar, işadamları ve entelektüeller katılırmış.

Ben pop müzik cahili bir adamım, mevzu U2'ye gelince merak edip garibanların konser salonu YouTube sitesini ziyaret ettim. Müthiş kalabalıklar ve fevkalade bir sahne düzenlemesiyle icra ettikleri birkaç şarkılarını dinledim; eh, güzel çalıp söylüyorlar fakat niçin bu kadar sevildiklerini anlayabilmem mümkün değil yani...

Vaktiyle bizim Osmanlı sefirlerinden biritayin edildiği Batılı ülkenin başkentinde klasik müzik konserine gitmiş. Kitabında bu konser hakkında diyor ki, "Vallahi pek çok adam, ellerinde muhtelif garip sazlar ile çaldılar çığırdılar fakat bir türlü âhenk eyleyemediler."

Benimki de o hesap işte; lâkin aristokrat ve entelektüel müzik zevkine sahip okuyucularımın dikkatini çekerim: U2 topluluğu bu yılın yaz veya güz aylarından birinde İstanbul'u teşrif edecek, haberiniz olsun.

Araya lâf girdi, mevzuudan uzaklaşmayalım. Temel'le Dursun, bu satırların yazarından daha ilerde bir müzik zevkine sahip olmalılar ki, "Cidelum, biz de corelum!" diyerek konsere bilet almışlar.

Konser başlamış, ahali mest ü mağrur şarkıları dinlemekte. Bizimkiler de herhalde "O kadar para bayıldık; herhalde eğlenmemiz lazım." fikriyle eğlenir gibi yapıyorlar zâhir; derken U2'nin solisti Bono, elini kaldırarak müziği yarıda kesmiş. Herkes şaşırmış. Bono, herkesin dikkatle kendine yöneldiğinden emin olunca havaya kaldırdığı elinin parmaklarını şaklatmış..

İki üç saniye... Millet "ne oluyor, Bono kafayı mı yedi?" diye düşünürken bir şaklatma daha... Sonra bir daha, bir daha..

Sonra kalabalığa hitaben şöyle seslenmiş:

-Parmağımı niye şaklattım biliyor musunuz?

Onbinlerce kişide ne ses, ne nefes...

Bono sorusuna kendisi cevap vermiş:

-Afrika açlık çekiyor, ben her parmağımı şaklattığımda bir çocuk ölüyor oralarda bir yerde...

Refah toplumunun çok gelişmiş üyeleri gerçeğin böyle çıplak ve yalın şekilde ifadesinin şokunu atlatmaya çalışırken bizim Temel'in canı sıkılmış, oturduğu yerden Bono'ya bağırmış,

- Ula a vicdansızın insafsızın evlâdı, sen de parmağını şaklatma o zaman!

*

Şimdi diyeceksiniz ki, "Bu fıkrayı niçin anlattın, neyi imâ etmek istiyorsun; vardır bunun bir maksadı?"

Yok, vallahi yok. İnternette posta hesabı olan herkes gibi ben de içinde gülünç resimler, fıkralar, politik mesajlar bulunan mektuplar alır, nâdiren açar bakarım. Bu fıkra o mektuplardan birinin içinden çıktı. Okudum, aldı beni bir gülme. Dedim ki, "Yahu kim icad eder bu fıkraları?" Öyle ya, fıkra dediğiniz Huda-yı nâbit gibi yerden bitmez, birileri uydurur veya tertipler. Kimdir bu adamlar? Akıllarına bir nükte geldiğinde bunu nasıl yayar, nasıl dilden dile gezdirmeyi başarırlar?

Ha, bir de pps uzantılı slayt gösterileri var; birileri oturup konuya uygun fotoğrafları yan yana getirerek altlarına yazılar yazıyor, üstüne müzik ekliyor, sonra sırf insanlar beğensin, birbiriyle paylaşsın diye salıyor internet ağlarına... Kim yapar bunları, başka işleri güçleri yok mudur? Ne kazanır, nasıl geçinirler?

Lâf aramızda bazıları hakikaten usta işi çıkıyor bu slayt gösterilerinin...

*

Fıkraları kimler uydurur bilemem fakat Karadeniz fıkralarının çoğunun tornistan olduğu bir hakikattir. İşte şimdi ben de tamamen orijinal olduğunu zannettiğim "çakma" bir Karadeniz fıkrası üretiyorum. Faziletim şurada ki, bu fıkranın kaynağını ve nasıl tornistan ettiğimi de gizlemeyeceğim sizlerden...

Geçenlerde "The Survivors" diye bir film seyrettim. Başrollerinde Robin Williams ile komedi dünyasının büyüklerinden Walter Matthau'nun oynadığı bu filmde (1983 yapımı) bir kiralık kaatil karakteri var. Filmin kahramanları, kiralık kaatili istemeden suç işlerken görünce başları derde giriyor ve kaatil bunları başlıyor takib etmeye.

İşte bu kaatil, filmin iki komedyen kahramanını öldürmek üzere kendi evinden ayrılmak üzeredir (ki bu kiralık kaatile Temel diyeceğiz).

Temel eşyalarını toplarken karısı (ona da Fadime diyelim mi?) Temel'i yaşlı gözlerle seyrediyor. Temel diyor ki,

-Niye sızlanıp duraysun be Fadime, sus.

-Nasıl susayum, sık sık beni bırakub başka karilara gideceesun; ben ağlamayim da kimler ağlasin?

-İyi ama o cezilerum hep iş icabi idi Fadime, vallahi gözüm senden paşkasını görmeyii..

-İnanmam, isbat et o zaman...

-Bak Fadime beni zorlama; bilmemen gereken şeyler var; bu ev nasıl dönüyor, bu tencereye nasıl yemek konuluyor zannedeysun. Söyletme beni, pişman olursun pak!

-Pişman olmayacağum, yeter çi sen gerçeği soyle pağa!

-Peki sen istedun; ben aslinda kiralik kaatilum. Dahasını söyleyum mu?

-Soyle...

-Bugüne kadar bir sürü adam furdum; pek çok zaman hapislerde yattum, kaçak gezdum; o yüzden eve gelemedum... Dahasını söyleyum mu?

-Soyle soyle...

-Şimdi de yeni bir iş üzerindeyum; iki tehlikeli adamı furmak için peşlerine gideceğum. İnandun mu haçan şimdi pağa?

-Hüü hüüü....

Temel elinde valizi, belinde tabancası ile evden çıkar. Fadime huzur içinde ellerini yukarıya kaldırarak duaya başlar,

-Yarabbim, hamdolsun sağa; Temel'in közü tışarda değul imiş!

Ahmet Turan ALKAN 17.01.2010 Zaman

 
Şükrü YAYLA
18.01.2010
Diğer şeyler
0 yorum

 

Sitemizde yazılar sayfalara ayrılmıştır, şu anda sadece 5 yazı görebiliyorsunuz. Diğer yazıları görmek için sonraki sayfaya tıklayın:

Sonraki sayfa>>

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69

Sitemizde daha önce yayınlanan tüm yazılar:
MHP li Erdem Yeni Açılan Kanalı Sordu
Kurumlar...
Anayasa Değişikliği Yine Yeniden
Aşk ı Bilmem Ne Canım Ailemi Yok Ediyor
İki çakma Karadeniz fıkrası hakkında
Başbuğ un çoktan seçmeli soruları
Samandan Ev
Kurbanlıklar Kaç Kilo?
Kurban Bayramı Hoşgeldin
GAFUR amcanın vefat ettiğini öğrenmiş bulunmaktayım
OKUMAK GELİŞMEKTİR
Lepra-Müşir Fuad
OKUMAK GELİŞMEKTİR
Risaleler Anlaşılmıyor mu?
Erdoğan İktidar Baykal Orda Kal
Bediüzzaman
Düdüğünü Assın Ve Gitsin
Fatih in Vakfiyesi
İslam Ve İlim
Son Şehzade ye Veda
Vakıflar Kiralanıyor
Dur Şu Tomafili Ürküteyim
Bayramınız Kutlu Olsun
Manipülasyona Açık Varlık (İnsan )
Ramazan Ayına Veda Ederken
Açılımın Bedeli
Örnek insan Olabilmek
Zekat
Malazgirt te Kürtler Varmıydı?
Kütük Atma
Tosun Paşa
ORUÇ ALLAHIN BİR İKRAMIDIR
Oruçla İlgili Hadisi Şerifler
Bahçelinin Apoyu kurtaran imzası
MHP, Norşin, Tillo ve Oktay Vural
Tarla Faresi ile Nasıl Mücadele Edelim
Yalçın Küçük ten Atatürk e
Fareler tarlaları istila etti
Fareler ve Homalılıar
Temiz Yaşayabilmek
Voleybol
İnsan saygıya değer bir varlıktır.Ama...
Kıbrıs, Viyana ve AB
Biçerdöverler geldi
Miraç
Hotak
TAHAMMÜL- Ahmet ALTAN
ÖSS Açıklandı Şimdi Meslek Seçimi Zamanı
Anız Yakmanın Zararları
Ziraat Odası Ne İşe Yarar
Şerafettin Ağa ve Sarı Balıklar
Kuran Şifa ve Rahmettir
Doğu Türkistan
Üç Aylar
İmtihan Dünyası
İstanbulda akşam oluyor...İbibikler öter ötmez...
Yaz Şenliği
Sorulan İki Soruya Cevap
Bir Bilgi
Necip Fazıl ve İmam
Zeytinburnunda bir Esenceli
Alihocalar Köyü
Banliyö Treni
Zeytinburnunun geleceği
Zeytinburnu
İbraz Para Ederse...
YEŞİL ELBİSE
Büyükanıt ın Voltajı
Sebebi Varlığımız Annelerimiz
Camiden mi?
Çeşmesi Olmayanın Suyu Olmaz İçmeye, Harmanı Olmayanın Çayırı Olmaz Biçmeye
Bükler
Elmalar Budanıyor,Afyanlar Döğülüyor,Gübreler Atılıyor
Kör Çocuk Masum mu?
ATA dan DMG na zor soru
Kast Sistemi Hakkında
Kutlu Doğum
İyi Müslüman-İyi İnsan
İnternet Kafelerin Çocuklar Üzerine Etkileri
Selam tüm esence Halkı.
ÖLÜM GERÇEĞİ
Muhsin Yazıcıoğlu nu Arıyorlar
Şakirin gönderdiği hikaye
Üç O Yandan Beş Bu Yandan...
ÇANAKKALE RUHU
Darbe Utancı Bitsin
Yaşasın Fe Klavyemiz
İslam ve Kadın
Kar Yağışı Mart ta da Devam Ediyor
En güzel Örnek Hazreti Muhammed(S.A.S.)
Mevlit Kandiliniz Mübarek Olsun
Eroğlu sesimizi duydu
O An
Geçmiş zaman
Nereden Kazandın Nereye Harcadın?
İslamın İçki ve Uyuşturucuya Bakışı
BÜYÜK AYARTICININ ÇELDİRİCİLERİ
İlk cemre yarın havaya düşecek
Mevsimin son karı yağdı
Beyşehir den Karapınar obruklarına yol Gider
Eleştiri hakkında mülahazalarım
Eğrik Yeri Serbest Kürsü
Gıncırık
Dille Müdahale
One minute
Sitil
Esence Siteleri
Şahan
Recep in Önerisi
Sorunun Zoru
Vay Gavur Oğlu Gavur
Tom Hanks den
DOKUNMAYIN ÇOCUKLARA
Bahadırın güzel eleştirisi
GNH
Zalimler ve Mazlumlar
Beyşehir de 4. Adil Bayındır Dönemine Doğru
İşte Yahudileri Korkutan Hadis
Faydasız İşler, Boş Laflar...
Lafa Bak
Bir Gazinin Anıları
İşsizlik Yerli Malı Kullanarak Önlenir mi?
Ben Neyim?
BİLMEK VE AŞK
Hz. Peygamberden Adaylara Tavsiyeler
Geçen Günlerin Düşündürdükleri
Kıraathane veya İnternet Cafe
Kurban
Cem Yılmaz AROG ve Evrim Teorisi
Arif Nihat ASYA Naat
İmam Hatip İslam Enstitüsü ve Menderes
Geçmiş Zaman Akmış Su Gibi
Şakirr in yazısı
Biz Atadan Böyle Gördük Dedi ve Bıraktı
Hepsi de Homalı
TAZİYE
Fiş
Cumhuriyet Kokteyli ve Köylüler
Pancar Pekmezi
Sarışın
Beyşehir Meyve Cenneti Oluyor
X ten gelen iki resim ve düşündürdükleri
Günbatımı
Aktütün Karabüyü
Camiler ve Din Görevlileri
Cami Halıları Değişti
Köy İçinde Elim Kaza
Beyşehir Bölgesine Rekor Yağmur
Bayramın Hatırlattıkları
Fıtır Bayramınız Mübarek Olsun
Çocuk ve Ramazan
Gurbette Ramazan ı Buruk Yaşayanlara
Eski Ramazanlar ve Çocukluğum
İslam Rahmet Dinidir
Eğitim-Öğretim Yılı Başladı
Hoş Geldin Onbir Ayın Sultanı
Dünyanın en mutlu inekleri
Demir Kapaklar eylülde inecek
Buğday hasadı bitti balya toplama işleri devam ediyor
Su İhtiyacı
Köyde su yok, Marsta var.
Cinayet suçuna at hırsızı cezası verilmez
Kuşbakışı Esence
Muhtarlardan İstanbul lulara Duyuru
İşsiz bir mühendis olacağına bol maaşlı bir seyis ol
Hava Sıcak Dallar Kiraz
Harman
Kral Çıplak
Ergenekon dan çıkış
Dumansız Hava Sahası
İradenin Yeryüzüne İndirilmesi ve İnsan
Lütfen Evlenecek Yakınlarınızı Uyarın
Satılık
Küfür etmemek lazım
Beyşehir de Esenceli esnaflarımız
Köyde Tatil
Tatili Nasıl Değerlendirelim?
Fazilet dinlensin AKP klonlansın Baykal başbakan Bahçeli yardımcısı olsun
Memleketimden insan , toprak ve yeşil manzaraları
KPSS ye Müracatınızı yaptınız mı?
Fetih marşı
Helal paramızla mukaddesatımıza küfür ettirmeyelim
Çok çalışan değil işi bilen kazanıyor
Ölümün Hatırlattıkları
Adetler
Dikkat boğulma sezonu
Sigara Yasağının Faydaları
Eski darbeciden yargıçlara ders
Müslümanın müslüman üzerindeki hakları
Vefat
Vefat
Pancar
Leylek oğlum leylek
Kolaylaştırın, Zorlaştırmayın
Nalbantlık
Hayvancılıkta Umut Var
Hıdırellez
Amelsiz İman Meyvesiz Ağaç Gibidir
Dikkat Cep telefonları ve radyasyon
İslamda Çalışmanın Önemi
Kırlardan Esence panorama
Kamu Personeli Seçme Sınavı
Kendimizi ve Ailemizi Yakmayalım
Bosna Notları 1
Çeşme
Değirmen üstü çiçek
Örnek Şahsiyet Hz. Muhammed (SAV)
Taziye
Tanrıya inanıyorum
Ne Oluyor Bu Gençlere?
Kuzuların sessizliği
Kuvvetli Mümin Zayıf Müminden Hayırlıdır
Baharla gelen
Sevgi ve Kardeşlik
Çanakkale Geçilmez
Hafta sonu köydeydim
Mevlit Kandili
Haşhaş yağı
Eti Alüminyum dan açıklama
Seydişehir belediye başkanı da iddianamede
İstiklal ve Hürriyet
Akbil ya da Elkart
Ağaç Dikmenin Önemi
İnsan Konuşmasından Belli Olur
Hesap Verme Şuuru ile Yaşamak
İz Bırakanlar
Namaz
Eti Alüminyum da geriye dönüş çok zor
Metli hoca
Cemre
Kıskanmayalım
Siyah-Beyaz Dünya 2
Siyah-Beyaz Dünya 1
Şükür gerekir
Arabacılar
İlginç bir işlem - deneyin bakalım
Konyanın 7 harikası
Sevelim Sevilelim
Okumuyoruz
Yardımlaşma ve Dayanışma
Seydişehir Eti Alüminyum un CE-KA ya satışılışına iptal
Köy mü belde mi?
Gençlik
Birleşmek için çok geç
Dünya ve ahiret mutluluğu
İçki ve uyuşturucu
Yannık
Beyşehir
Kar ve Buz
Kar ve Göl
Beyşehir ve Göl
Sabit Ücret Dilekçesi
Nüfus Cüzdanı
Ergenekon
Güzel bir fıkra
Şehit P. Er Adem MERAL
Sak Dede
Attila Yayla ya onbeş ay
Esence ve Esencede Kar
Seydişehir e var Beyşehir e yok
Ilkı
Demirciliğin Tarihi
Sıla-ı rahim
Nüfusumuz düştü
Radyo
Sisli Günler
Gayret
Şehit ve Gazilerimiz
Kuyular
Atlar
Saltanat
Vatanseverlik
Bölgemiz kara hasret kaldı
İdeal
Su hayrı
Sokaklardan görüntüler
Hacı Ali
Baki Şahin ve Hüseyin Sevimlinin objektifinden Esence manzaraları
Esence manzaraları
Aklınızda bulunsun
Esencede buz pisti vardı
Taziye
Esenceden Yeni Görüntüler
Köyümüzden Görüntüler
Akburnun tepe
Kurban bayramınız kutlu olsun
Hepimiz Esenceliyiz
Konya tozlu resimler
VEFAT
Bu site
Yonca
Hormonlu et nasıl anlaşılır?
Dededen toruna herkesin mekanı
Talasemi
Matematik dili
Öğretmenim
El işi çorap
SSK sayfasından öğrenin
Vefat
MEB bu yıl OKS yi kaldırıyor
Sabah kar yağar
Eşrefoğlu Camii
Tozlu raflardan bir resim
Ümmet Boru Hakk a yürüdü
Kurbanlıklar pazara çıkıyor
Şiddetli yağışlar gölü doldurdu ( ? )
Ders Çalışmanın ve Öğrenmenin Kolay Bir Yolu Var mı
Katletmenin sevab olacağı bir yer
Yörük sözlüğü
Yağmurlar yüz güldürdü
Unluk buğday
Ali pınarı
O köy bizim köyümüzdür
Yeni avsun yolu
Eski düğünlerimiz
Bada köprüsü
Gelin başı yok oluyor
Sitede değişiklik
Anız yakma anıtı
Yakında yılan ithal edeceğiz
Siz de buraya yazın
Köyümüzün tarihi
Arefe suyu
Eğrik yeri
Gavrık
Harman yerleri
Gündem
Pancarlar sökülüyor
Ramazan bayramı köyümüzde huzur içinde idrak edildi
Esencede kiralık arsa
İki bayram arası nikah yapılmaz mı?
Devlet Su İşleri
Çiftler sürülüyor
Bu yıl elma kıtlığı yaşanıyor
Şimdi sırada ot sazanı var
Kutlama
Yollar
Linkler
Beyşehir Gölünden su alma kotu yükseltildi
İstanbullular dönüyor
Beyşehir Ziraat Odasında görev dağılımı yapıldı

Sitemizi şu ana kadar 269267 kişi ziyaret etti

UBlog 1.2 - 2007